PROSTAT KANSERİ

1.jpg

Prostat, alt üriner sistemde mesanenin altında, üretranın etrafında yerleşimli bir bezdir sadece erkeklerde bulunur. Semendeki sıvıların bir bölümünü üretir. Prostat bezinde, ejakülasyon (boşalma) olurken semenin dışarı atılmasını sağlayan düz kaslar bulunmaktadır.

Sağlıklı bir prostat yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde ve 15- 25 ml hacimdedir. Erkekler yaşlandıkça prostat bezi yavaşça büyümektedir. Tıbbi bir terim olarak iyi huylu prostat hiperplazisi, boyutu artan prostat bezi anlamında kullanılır.

Prostat Kanseri nedir?

Prostat Kanseri.jpg

Prostat kanseri, vücuttaki diğer kanserlerde olduğu gibi, prostat içindeki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşan bir hastalıktır. 

Malign (habis kötü huylu) tümör dokusu kanserdir. Kanser hücrelerinin iyi huylu tümör hücrelerinden en önemli farkı kontrolsüz çoğalmalarının yanı sıra komşu dokulara yayılabilme özellikleridir. Kanserli dokudan ayrılan hücreler kan veya lenf dolaşımlarıyla vücudun değişik kısımlarına yayılabilirler ve yeni kanser odakları oluştururlar. Kanserin köken aldığı organ dışındaki dokulara yayılmasına metastaz denir. Kanserlerin çoğu geliştikleri hücrenin tipi veya organın adıyla anılırlar. Örneğin prostat dokusunda gelişen kanser prostat kanseri olarak isimlendirilir. Prostat kanseri, prostat bezinin içerisinde sınırlı kalabileceği gibi yakınındaki lenf bezlerine de yayılabilir. Ayrıca değişik yollarla kemik, mesane, rektum ve diğer organlara da yayılabilir. Kanser hücrelerinin vücudun değişik bölgelerinde oluşturdukları yayılma odakları köken aldıkları organın ismi ile adlandırılır. Örneğin prostat kanseri kemiğe yayıldığında kemikteki tümör prostat kanseri hücrelerinden oluştuğu için hastalık ‘Metastatik Prostat Kanseri’’ olarak isimlendirilir.

 

 

Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir ?

Prostat kanseri genellikle asemptomatiktir, yani prostat kanseri belirtisi olan net bir bulgu yoktur. Çoğu durumda semptomlar, iyi huylu prostat büyümesi (BPE) ve/veya enfeksiyon nedeniyle oluşur. Eğer prostat kanseri semptomlara neden olursa bu genellikle hastalığın ilerlemiş olduğunun bir belirtisidir. Bundan dolayı, bu semptomlara neyin neden olduğunu anlamak için doktora başvurulması önemlidir.

Bu semptomlar aşağıdakileri içerebilir:

  • Üriner semptomlar (sık idrara çıkma, idrar akımında zayıflık gibi)

  • İdrarda kan bulunması

  • Sertleşme problemleri

  • İdrar kaçırma

  • Barsak kontrolünün kaybı

  • Kalça, sırt, göğüs veya bacaklarda ağrı

  • Bacaklarda güçsüzlük

Kemik ağrısı kanserin vücuda yayılmış olduğunun işareti olabilir. Bu metastatik hastalık olarak bilinir.

Prostat Kanseri Tanı Koyma Yöntemleri Nelerdir ?

1213.jpg
1234567.jpg

Diğer Önemli Bilgiler

34.jpg
ÜRETER_45678.jpg
mesane.jpg
1.jpg
12.jpg
Böbrek Taşı.jpg
idrar yolu.jpg
123ed.jpg
testis.jpg
erken boşalma.jpg
Böbrek_kanseri.jpg
hematüri.jpg

Tanı koymanın birinci basamağı, hastanın öyküsünün iyi alınması ve ayrıntılı bir fizik muayenedir. Prostat kanserinin tanısında olmazsa olmaz iki işlem vardır. Birincisi parmakla makattan yapılan prostat muayenesi, ikincisi kan tahlili ile bakılan prostat hormonu seviyesi (PSA). Parmakla muayenede anormal bir durum varsa, veya PSA seviyesi normalin üzerinde ise veya her ikisi de varsa mutlaka prostattan parça alıp incelemek gerekir (prostat biyopsisi).


PSA değerlerinin normali ise 60 yaşının altındaki hastalarda 2.5’un altı, 60-70 yaş arasında 3’ün altı, 70 yaşın üzerinde ise 4’ün altı olarak kabul edilir. Ancak unutulmaması gereken konu PSA %100 sonuç veren bir kanser belirteci değildir. PSA değeri 1 olan bir hastada da kanser görülebilir (nadiren). Bu yüzden parmakla muayene şarttır. Bu yüzden PSA değeri normal olup muayenede anormal bulgu bulunan hastalara da biyopsi yapmak gerekir. PSA ile ilgili bilinmesi gereken çok önemli bir diğer konu, PSA nın yüksek olması da her zaman kanser varlığını göstermez, çünkü bu değeri yükselten başka durumlar da vardır. Örneğin; idrar yolu enfeksiyonu, prostat enfeksiyonu, prostatın iyi huylu büyümesi, sonda takılması vb.


Prostat biyopsisi günümüzde ultrason eşliğinde lokal veya genel anestezi altında yapılabilen bir işlemdir. Anormal muayene bulgusu veya PSA yüksekliği olan hastalar biyopsi için adaydır. Biyopside alınan ince küçük doku örnekleri patoloji doktoru tarafından incelenerek prostatta kanser olup olmadığı, eğer kanser varsa, prostatın hangi bölgesinde olduğu ve agresif bir kanser olup olmadığı teşhisi konulur.

Sınıflandırma Nasıldır ?

Prostat tümörleri, tümör evresi ve tümör hücrelerinin agresiflik derecesine göre sınıflandırılır. Bu iki faktör, muhtemel tedavi seçeneğinin belirlenmesinde esastır.

Prostatttt.jpg

Prostat tümörünün evresi TNM sınıflandırmasına dayanmaktadır.

tümör (T) boyutu ve invazivliğine (yayılma kapasitesi) bakılır ve 4 evrede değerlendirilen hastalığın sizde ne kadar ilerlemiş olduğunu belirlenir.

Tümör boyutuna göre, tümör derecesini a, b veya c olarak da işaretlenir. Prostat etrafında herhangi bir lenf düğümü (N) tutulumu olup olmadığı veya kanserin vücudunuzun (M) herhangi bir yerine yayılıp yayılmadığı da kontrol edilir.

 

Eğer prostat tümörü metastaz yaparsa, genellikle kemikler, sıklıkla omurga, akciğer veya beyine yayılır.

Tedavi:

Lokalize prostat kanseri için en yaygın tedavi seçenekleri:

Lokalize prostat kanseri; prostatta sınırlı olan ve vücudun başka herhangi bir yerine yayılmayan tümörü tarif eder. Tümörün boyutuna ve prostattaki yerleşim yerine bağlı olarak T1 veya T2 tümör olabilir.

1.Konservatif Tedavi : Konservatif tedavi, hastalığın ilerlemesinin yakından takip edildiği bir tedavi türüdür. Prostat kanserinde bu, aktif izlem veya bekle gör ile yapılabilir.

Aktif İzlem: Çok erken evre de yakalanan prostat kanserinde tercih edilebilecek bir yöntemdir. Agresifliği (grade) düşük, PSA değeri düşük hastalarda herhangi bir tedavi yapılmadan bekleme esasına dayanır. Çünkü agresifliği düşük prostat kanserleri bazen hiçbir tedavi almadan bile ilerlemez ve hastaya hiçbir zarar vermez. Bu hastalar, yapılacak büyük bir ameliyat veya ışın tedavisi yerine belli aralıklarla takip ederek, bu işlemlerin yan etkisinden kurtarılır.

 

Takip sırasında kanserin agresifleşmeye başladığı görüldüğü anda diğer tedavi edici yöntemlere geçilir. Zira bir kısım hastada bu hiç gerekmeyebilir. Bu hastaların takibi ise belli aralıklarla makattan muayene, PSA ölçümü ve prostat biyopsisi ile yapılır. Ancak ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde prostat kanseri teşhisi konulmuş hastalar, çok erken evre olsa bile bu seçeneği tercih etmeyip, hastalıktan tamamen kurtulma yollarını aramaktadır.

Bekle gör: semptoma dayalı bir tedavi şeklidir. Amaç, sadece semptomlar görüldüğü zaman diğer tedavi seçeneklerine geçilmesidir. Doktorunuz diğer tedavi seçenekleri sizin bireysel durumunuz için uygun olmadığı zaman bekle gör seçeneğini önerebilir.

2.Radikal Prostatektomi: Lokalize prostat kanseri için bir cerrahi tedavi seçeneğidir. Amaç prostatın tamamının ve seminal veziküllerin çıkartılmasıdır.

34.jpg

Radikal prostatektomi (prostat ameliyatı) sırasında prostat ve seminal veziküllerin kaldırılması. Ameliyat sonrası mesanenin pozisyonu.

 

Radikal prostatektomi açık veyakapalı( laparoskopik ve robotik) cerrahi ile yapılabilir. Açık cerrahide, prostata doğrudan ulaşmak için karın duvarına veya perine bölgesine cerrahi kesi yapılır.

 

Prostat ve seminal veziküller çıkarılır, mesane ve üretra (idrar kanalı) biraraya getirilir, üretra ve mesane iyileşmesi için kateter yerleştirilir.

 

Kateter genellikle 7 gün sonra çıkartılır.

rt.jpg

Robotik Radikal Prostatektomi

3.Radyasyon Tedavisi: Radyasyon tedavisi hücrelere zarar verir, öldürür ve kanser hücrelerine saldırı için kullanılır. Eksternal (dışarıdan) radyoterapi veya brakiterapi (içerden/yakından) ile yapılabilir. Prostat kanseri hücreleri genellikle radyoterapiye yanıt verir. 

radyoterapi 1.jpg
radyoterapi 3.jpg

Radyoterapinin amacı prostattaki kanser hücrelerini öldürmektir. Radyoterapi mesane gibi diğer organlardaki hücreleri de öldürebileceğinden, radyasyon ışınlarının, esas olarak kanseröz hücreleri hedeflemesi ve diğer dokuların zarar görmesini sınırlaması önemlidir.

 

Standart eksternal radyoterapi kürü yaklaşık haftada 5 gün olmak üzere 8 haftada tamamlanır Günlük tek doz radyoterapi alınır. Tedavi günlük 20 dk sürer ve hastanede kalmanız gerekmez.

 

Hangi tedavi seçeneğinin sizin için en iyisi olduğu hastalığın yaygınlığına ve tümör hücrelerinin derecesine göre belirlenmelidir.

 

Tedavi planlanmasında dikkate alınan diğer önemli faktörler: Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve bunlara bağlı olarak kişinin olası yaşam süresidir.

Ayrıca tedavi ve tedavinin olası yan etkileri konusunda hastanın düşünce ve duyguları da dikkate alınmalıdır.

21.jpg

Parmakla Rektal Muayenede Hissetmek İçin Çok Küçük T1 (1. Evre) Prostat Tümörü.

22.jpg

Prostata Sınırlı T2 (2. Evre) Prostat Tümörü.

a.jpg

Seminal Veziküllere (Er Bezleri) Yayılmış T3 (3. Evre) Prostat Tümörü.

ab.jpg

Mesane Boynuna, İdrar yolu Sfinkterine ve Rektuma Yayılmış. T4 (4. Evre) Prostat Tümörü

Metastatik Prostat Kanseri

abc.jpg

Kemik, Omurilik, Akciğerlere ve Beyine Metastaz Yapmış Prostat Kanseri

Prostat kanseri pelvik bölge dışında diğer organ ya da lenf bezlerine de yayılabilir. Buna metastatik hastalık denir. Metastatik hastalığın tamamen tedavi edilemeyeceğinin bilinmesi önemlidir.

Prostat kanseri metastaz yaptı ise genellikle kemiklere ya da omurgaya yayılır. Daha geç evrelerde prostat kanseri akciğer, karaciğer, uzak lenf bezleri ya da beyinede metastaz yapabilir Pek çok metastaz kandaki prostat-spesifik antijen (PSA) düzeyinde artışa neden olmaktadır.

Hormon Tedavisi

 

Ameliyat olamayacak hasta grubu için önerilen bir yöntemdir. Burada verilen ilaçlar kemoterapi ilaçları değil, erkeklik hormonu olan testosteronu baskılayıcı hormonal ilaçlardır.

 

Dolayısıyla hastada saç dökülmesi vb. Kemoterapi yan etkileri görülmeyen, hastanın cinsel fonksiyonları haricinde sağlığını pek etkilemeyen bir tedavidir. Ancak her zaman tek başına yeterli olmayabilir.

Bazen radyoterapi veya kemoterapi ile birlikte kullanılabilir. Bazen de radikal prostatektomi ameliyatından sonra kullanılması gerekebilir.

Hormonal tedavide amaç testosteronu baskılamak olduğundan bu tedavi zamanla testislerin küçülmesine sebep olur. Bunun yanı sıra hastanın testislerinin alınması da daha hızlı ve etkili bir yöntemdir ve benzer etkiyi gösteri

Kemoterapi

Hormonal tedavi androjenlerin üretimini durdurur ya da etkilerini bloke eder. Bu kastrasyon olarak bilinir. Etkili olduğunda hormonal tedavi tümörün büyümesini durdurur.

 

Bu etki uzun sürmez ve kastrasyona dirençli prostat kanseri gelişir. Bu hormonal tedavinin başlamasından 2-3 yıl sonra gerçekleşir.

 

Kastrasyona dirençli prostat kanseri tedavi edilemez Burada kullanılan ilaçlar diğer kanserlerde kullanılan kemoterapi ilaçlarına benzer ve hastalar için hormon tedavisine oranla daha ağır etkileri vardır.

 

Bazı hastalarda ışın tedavisi ile kombine edilir, bazı hastalarda da hem ışın tedavisi hem hormon tedavisi hem de kemoterapi beraber kullanmak gerekebilir.